10 yıl öncesinde Amerikan piyasalarında uygulanan formül
basit olarak elde edilen yıllık komisyon gelirinin 4 katı olarak
hesaplanmaktaydı. Bugünlerde gelinen nokta elde edilen komisyon gelirinin 1,2 ile 2 katı arasında oluşmakta. Sadece komisyon gelirinin doğru bir baz
oluşturmayacağından hareketle satın almanın EBITDA (amortisman düşmeden önceki
kar) bazında yapılması gerektiğini ifade eden kurumlarda bulunmaktadır. Dünyada
10 yıl önce kullanılan formüllere bakıldığında satın almada 7 ile 14 kat arasında bir oran uygulanmakta iken bugün artık uygulanan rakamlar 3 ile 8 kat arasındadır.
Bu çarpanlar sadece bir fikir ya da kıstas oluşturmak
amacı ile verilmektedir. Yoksa piyasa şartları, dağıtım kanalı piyasasının
durumu, bu sınırların dışında da çarpanları gündeme getirebilir. Bütün bunların
dışında alıcının iştahı ile satıcının satma arzusunun kesişmesinde ortaya çıkan
rakam en gerçekçi rakam olacaktır.
Hangi bazda yapılırsa yapılsın acentenin değerlemesinde
üç ana konu değeri esas olarak belirlemektedir.
1. Büyüme: Acentenin yıllar itibarı ile sürekli olarak reel
anlamda büyüyüp büyümediği
2. Karlılık: Acentenin yaptığı işten para kazanıp
kazanmadığı3. Müşteri Portföyü ve İlişkileri: Müşteri portföyü ile bu müşterilerin acente ile olan ilişkileri ve acente portföyünde ortalama kalış süreleri
Bu temel esaslar dışında dikkate alınması gereken bazı
diğer hususlarda bulunmaktadır. Bu değerlemeyi yaparken acentenin yaşı ve
vizyonu son derece önemlidir. Genç bir acentenin her yıl %25 büyüttüğü acente
portföyü ile yaşlı bir acentenin son yıllarda hiç büyütemediği bir acente
portföyünün değerlemesi aynı olmayacaktır. Yine yaşlı acentenin portföyünün
yaşlı arkadaş çevresinden oluşması vs. gibi faktörler o acentenin büyüme
potansiyelinin değerlendirilmesinde önemli ip uçları verecektir.
Önümüzdeki dönemden ülkemizde bugün piyasada faal olan acentelerin %50 sinin ölçek ekonomisi şartları nedeni ile devam etmesi mümkün görülmemektedir. Artık ülkemizden müesseseleşmiş 25 -50milyon TL üreten en az 250 adet acentenin oluşması mutlaka gereklidir. Ölçek açısından büyüyen acentelerin yeterli yatırımı yapacak güce sahip olması, kuracakları organizasyonları ve markaları ile daha da büyüyecekleri kurumlar haline gelmesi mutlaka gereklidir. Bunu gerçekleştirmek için
acentelerin organik büyüme yanında inorganik büyüme alternatiflerini de artık kullanmalarını beklemeliyiz.
acentelerin organik büyüme yanında inorganik büyüme alternatiflerini de artık kullanmalarını beklemeliyiz.
